Hümanist Hipnoz, bilinçli ve bilinçsiz zihin arasındaki doğal boşluğu aşan “açılma” adı verilen spesifik hipnotik tekniklerin kullanımına dayanan yeni bir Hipnoz şeklidir. Bu “yüksek bilinç” ana değişim eksenini oluşturur ve bütünsel bir varoluş vizyonunu ima eder.

Bu sebeplerle Hümanist Hipnoz bilincin işleyişini felsefi ve sembolik olduğu kadar psikolojik olarak da nitelendiren oldukça kapsamlı bir kozmolojiye sahiptir.

Kişi açıkça talep etmedikçe , temel anlayış yalnızca hümanist terapistin kişiyi anlamasına yardımcı olmak ve doğru şekilde yardımcı olmasını sağlamakla ilgilidir.

Hümanist Hipnozda terapist hipnotik telkinlerde bulunmaz. Terapistin görevi nötrdür. Bir öğretmen ya da rehber gibidir. İç dünyasında saklı kalmış olanın “farkına varan” kişiye teknik olarak ne yapacağına karar vermesini sağlamak için yardım eder; çünkü kişi iç dünyasında neyin mahsur kaldığını anladığında, kendisi bir terapist olmadığından ve ona yardımcı olacak teknikleri bilmediğinden bir terapiste ihtiyaç duyar.

Bu yüzden terapist, kişiye psikolojik bir tedavi uygulamak yerine ona istediğini nasıl yapacağını açıklar ve kendi kendini tedavi etmesine yardımcı olur. Böylece kişi kararlarında bağımsız olmaya devam eder, öğrenir ve anlar (böylece durumun tekrar eskisine dönmesi riski ortadan kalkar) ve hoşuna gitmeyen bir şey varsa ya da başka şekilde yapmak istediği bir şey varsa, istediği gibi hareket etmekte ve “iç dünyasında olanı” seçmekte özgürdür.

~oOo~

Bu konuyla ilgiliyseniz, aşağıda Hümanist hipnoterapistlerin kullandığı temel teknikleri anlamak için gereken genel açıklamaları bulabilirsiniz.

Felsefi yönü ile başlayalım :

– Hümanizm, Avrupa’da doğan, kökenleri İtalya’dan gelen ve Rönesans döneminde gelişen kültürel bir harekettir. İnsanı merkez alan “felsefi bir konumu” vardır. Amacı herkesle bireysel olarak çalışarak insanın bütün durumunu aşamalı olarak dalga etkisiyle geliştirmektir.

Rönesans hümanizminin ana temsilcileri:

  • Ficin: Rahip, tüm Avrupa’da yayılan ruhani bir hareketin ardındaki kişi.
  • Lefèvre d’Etaples: İlahiyatçı ve İncil çevirmeni.
  • Erasme: Özgür ve eleştirel düşünce, Yeni Ahit hakkındaki çalışmalarıyla Katolik ve Protestanları barıştırmaya çalıştı.
  • Giovanni Pico Della Mirandola“Müthiş bir ilim adamı, Hıristiyan Kabala’nın babası, insanlığın gizli kalmış geleneklerinin bir araya geldiği, hem Hıristiyan hem evrensel bir ezoterizm ile özdeşleştirilen Pic de la Mirandole, geleneğin ilahi kökeni, doğaüstü öğreti, sembolizm, başka kültürlerin gelenekleriyle uyumu ve umumiyeti, ezoterizme olan bağlılığı ve öğretmenlikten öğrenciliğe geçiş gibi gerçek ezoterizmin bütün temel kriterlerini detaylarıyla anlatır. Gerçek bir hümanizm bildirgesi olan “İnsan Onuru Üzerine Söylev” (1486)’de Pico della Mirandola, insanın merkezinde ve en değerli varlığı olduğu yeni bir dünyanın gelişini beyan etmiştir” – Eric Vinson.

İşte, hümanist hipnozun onu hayata geçiren bu felsefe yoluyla ileri sürdüğü ve modernleştirdiği hümanizm kavramı, Pico della Mirandole’un bu söylevinden doğmuştur.

Hümanizm, ruhani ya da dini bilgiler de dahil her bilginin herkesçe tanınmasını desteklemektedir. “Tanrı kelamı” gibi bilgilere kökeni ya da toplumsal sınıfı ne olursa olsun herkesin ulaşabilmesi gerekmektedir.

Bu şekilde öğrenen birey, seçimleri doğrultusunda yapacaklarından yalnızca kendi sorumludur ve bunları yapmakta özgürdür. Bu yüzden, özgürlük ya da özgür irade, hoşgörü, bağımsızlık, açık sözlülük ve merak kavramları klasik hümanizmin ayrılmaz parçalarıdır.

Montaigne’den beri hümanizm Fransız düşünüşün en daimi unsurlarından biri olmuştur.  Bu yüzden, saygı ve adaleti temel alan bu hümanizm anlayışı insanın temel haklarına saygı göstermek ve bunlar için harekete geçmek üzerine kuruludur.

HÜMANİST HİPNOZ…
• Bilincin, genel anlamda yaşamın, bir kozmolojisini sunar.
• Bilinç yoluyla, iç dünyasındakilerin farkında olmayan kişi tedavi edilir. Davranışlardaki değişimi yönetecek olan terapist değil kişinin kendisidir.
• Eksiksiz bir şekilde ve var olan hipnoz yaklaşımlarını takiben, kişi bu teknikle kendi bilincine kolayca daha fazla müdahale edebilir:

• Kişiyi hipnoz durumundan çıkararak yaşamın bilincine daha çok varmasını sağlar. Kişiyi uyutmak yerine, hümanist hipnoz görevi ona kendinin, diğerlerinin ve yaşamındaki şeylerin bilincinde olması için yardımcı olmaktır. Bu “yüksek farkındalık” durumu Hümanist hipnoterapistin yardımıyla kendini tedavi etmesini sağlar.
• Kişinin fiziksel ve içgüdüsel (vücut), duygusal ve ilişkilerle ilgili (kalp), entelektüel ve zihinsel (kafa) ve mümkünse manevi (ruh ve bilinç) tüm varlığını ele alır.
• Kişi-ötesi yaklaşımlarda kişi ile ve de kişinin ailesi, işi, insan toplumu ve kişinin orada sahip olabileceği rol gibi kişi ötesindekilerle ilgilenir.
• Kanıtlanmış pedagojik içeriği vardır [“Gerçekliğin Yaratıcıları” için tıklayınız].
• Hem somut gerçeklik hem de karmaşık dünya ile ilgilenir. Metafizik, sembolizm, arketip, rüyalar, bilgi, morfogenetik, matris vb.
• Her türlü inanç şeklini ve yaşam anlayışını kabul eder ve kullanır. Picasso “Hayal edilebilen her şey gerçektir” demiştir. Bunun sonucu olarak da “Sembolik Terapi”(Simple Symbolic Therapy, STS) gibi anında değişim teknikleri doğmuştur.
• Özellikle “İleri Sembolik Terapi”de (Advanced Therapy Symbolic, ATS), semboller ve arketipler hakkındaki günümüz analitik psikoloji tekniklerini (Jung psikolojisi) kullanır.
• Kişinin herhangi birine ihtiyaç duymadan kendi kendini iyileştirmesini ve büyümesini sağlar. Terapist, özellikle güncel beklentilere, örneğin rehberliğe ve iş dünyasındaki işe uyumlu gerçekleşen bilinçteki değişime asla doğrudan bir müdahalede bulunmaz.
• Gittikçe gelişen ve herkesin kendisi, ailesi ya da yakını için erişebileceği (profesyonel, tıbbi ya da başka bir kategoriye girmeyen) serbest bir yaklaşımdır. Yalnızca iyileştirici olmakla kalmayan, günlük hayatta karşılıklı insani yardım olarak nitelendirilen işte bu “bilgi paylaşımı” ilkesidir. Bu ilkeye göre, Hümanist Hipnoz bir “koltukta uzanarak” yapılan uygulama değildir ve dış dünyada, günlük yaşamda kullanılır.
• Ekolojik yaşamı kendimiz ve çocuklarımız için korumak amacıyla (sistemik ve kişi-ötesi açılardan) insanın bu gezegendeki yeri ile ilgilenir.

~oOo~

Özetle, Hümanist Hipnoz insanlığın doğuşundan beri var olan Bilinçteki Değişim Durumu üzerine yapılan en eski çalışmaların modernleştirilmiş ve geliştirilmiş şekli olarak düşünülebilir. Bilinç üzerine yapılan çalışmalar Sokrates öncesi düşünürlerin dönemindeki filozoflardan beri vardır, neredeyse 2700 yıl öncesine ve belki de daha öncesinde, 1686’da bilinç dışı kavramı yalnızca Leibniz tarafından ortaya atıldığı zamana kadar dayanmaktır. Bundan neredeyse 200 yıl sonra da terapi alanında ortaya çıkmıştır.

Hümanist Hipnozda, bilinci açık ve bilinci kapalı zihin diye bir ayrım yoktur. Bu yüzden, Şamanizm ve hatta bilinen asıl hipnoz şöyle dursun, sıradan “bilinç artışı” ile bir ilişkisi yoktur.

Tüm bunlar neticesinde, terapist yalnızca rehber ve yol gösterici hatta destek rolü oynar. Hümanist Hipnozda bilinçaltı ya da başka türlü hiçbir teknik etki yoktur.

Kişi, iyileşmek için kendi kendine, kendi bilincini daha çok kazanır. Bu da terapinin iyileştirme hedefinin ötesinde ikincil faydalar sağlar.

Hümanist Hipnoz, aynı zamanda insanla ilgili manevi, sistemik, insancıl ve ekolojik verileri de inceler ve düzenli bir teknik ve felsefi oluşumdur. [Hümanist Hipnoz Sözlüğü].

Sağlıklı bir vücut ve herkesin yaşamdan keyif aldığı bir gezegende hayallerimizi gerçekleştirmek için…